Mustafa CEYLAN
Elmadağ
türküleri, Başkent Ankara ile Kırıkkale’nin
karışımından meydana gelmiş olmakla birlikte; kendine
has söylem ve ezgiler de taşıyan türkülerdir. Hatta
hem Ankara hem Kırıkkale’ ye türkü
kaynaklığı da yapmaktadır. Sinesinden
çıkardığı Bayram Aracı, Velinin İsmet, Işgırın Tahsin vb mahalli saz
ustalarıyla türkü dünyamıza ölümsüz
eserlerle yeni renkler ve eserler de katmıştır.
Çoğunluğu
hasret, gurbet, acılarla uzun hava-bozlak normunda yanık havalarla
örülmüş Elmadağ türküleri, bazen
içinde espri, mizah ve hoş görüyü de
taşır. “Oyalı yazma başında” diyerek
övdüğü güzeli, bazen bağ bozumlarında, bazen
dağ yamaçlarında, askerlikte, gurbette aramadan duramaz.
Ölüm, ayrılık ve keder de hıçkıran
türkülerimiz, düğün evlerinde hareketlenir, halay
olur, yürüyüş havası olur. Oturak alemlerinde
ortamda bulunanların yaş durumlarına ve zamanın geç
ya da erken olmasına göre de havasını değiştirir.
Yaylada açan çiçek, akan çeşme,
çeşmede eli kınalı gelin olur türkülerimiz. At
sırtında giderken, pusuya düşürülerek vurulan
yiğit olur türkülerimiz. Ağıt olur, güzelleme
olur… Hiciv olur, taşlama olur… Kahkaha olur, hüzün
olur türkülerimiz…
“Allılar”
diye seslenirken, kendi ritmini, “topal” derken,
“çekirge”, “yıldız”, “atıp arap”, hüdayda”,
“misket” derken kendi oyununu kendine özgü havalarla
getirir. Her bir türkünün kendi ikliminin, kendi oyunu
vardır. Birbirine benzeyenler olduğu gibi, insanı
şaşırtan ve apayrı hareketlerle bir anda insanı kendi
dünyasına çeken farklı havaları olanları da
vardır.
Mertlik,
yiğitlik ve cesaretliği haykıran türkülerimiz
içinde ayrılık ve acı vardır da “korku”
asla yoktur. Seğmen köklerinden aldığı töreyi
ezgisine ve güftesine nakşetmiştir türkülerimiz.
Genç
yaşta ölümlere ağlar, asker yolu bekler, kına yakar,
gelin çıkarır, dağlarla, bağlarla
söyleşir. Ata biner, gurbete gider, sılaya döner, harman
yerinde güneşlenir, su arkında akar
ışıltılarla, kargalı, ova, öteyüz
bağlarında asma dalı olur, elma-armut ağacı olur,
tarlalarda buğday, değirmende un olur türkülerimiz…
Ankara’da yedik taze meyvayı
Ankara’da yedik taze meyvayı
Boşa çiğnemişim yalan
dünyayı
Keskin’den de sildirmeyin künyeyi
Söyleyin anama anam ağlasın
Anamdan başkası yalan ağlasın
Ankara’yla su keskin’in arası
Arasina kara
duman durasi
Çok
doktorlar gezdim yokmus çaresi
Söyleyin
anama anam aglasin
Babamin oglu var
beni neylesin
Trene bindim de tren salladı
Zalim doktor ciğerimi elledi
Iyi-olursun dedi
geri yolladi
Söyleyin
anama anam aglasin
Anamdan baskasi
yalan aglasin
Mezarim basinda
kuslar ötüsür
Benzim
içtim cigerlerim tutusur
Ağlama
Hatice, Sefer yetişir
Söyleyin anneme çalsın
nennimi
Kim alırsa alsın nazlı gelini
Binmiş taksiye de sefer geliyor
Annesinin ciğerini deliyor
Gelin Hatice’yi eller alıyor
Söyleyin anama anam ağlasın
Gelin Hatice’yi kimler eylesin
Mezarımı derin kazın dar olsun
Edirafi da lale
sümbül bağ olsun
Ben
ölüyom ahbaplarim sağ olsun
Söylen
gardaşıma çalsın sazımı
Kadir Mevla’m
böyle yazmış yazımı
Semsi Yastiman
Aslin paktır hiç kin yoktur özünde
Aslin paktır hiç kin yoktur özünde
İnciler
dizilmis gerdana güzel
İnci mercan
kemer senin aynında
Dünyada
türemis bir tane güzel
Aslın belli
asaletin sormadım
Destur alıp
divanında durmadım
Huri midir melek
midir bilmedim
Dünyada
türemiş bir tane güzel
Baki
Kılıçaslan
Atım kara
ben kara
Atım kara
ben kara aman aman
Haydi bin gidelim
bolkara aman
Bu dünyada
görmedim aman aman
Hadi benim gibi
bahtı kara aman
Emişimde gümüşüm bir hoşum
aman
Çokca da içtim serhoşum aman
Ata binmiş gidiyor aman aman
Haydi ata neler
ediyor aman
Su benim
nazlı yarim aman
Haydi beni dertli
ediyor aman
Emişimde gümüşüm bir hoşum
aman
Çokca da içtim serhoşum aman
Fadil bey
Ayaş yollarından aştım da geldim
Ayaş yollarından aştım da geldim
Boyunu boyuma ölçtüm de geldim
Güzeller içinden seçtim de geldim
Yandım Allah yandım yandırma beni
Seviyorum diyerek gandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Ayaş
yollarında kervanın mi var
Beni
öldürmeye fermanın mi var
Aglamaya
sizlamaya dermanın mi var
Yandım allah yandım
yandırma beni
Seviyorum diyerek gandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Ayva
çiçek açmış yaz mı gelecek
Gönül
bu sevdadan vaz mı geçecek
Bana ettiklerin
az mı gelecek
Yandım allah yandım
yandırma beni
Seviyorum diyerek gandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Zekeriya
Bozdağ
B
Bağda gülü budadım
Bağda gülü budadım
Amanın bağda gülü budadım
Haydi de gülü güle bağladım
Su akar
güldür güldür
Gel de yar beni
güldür
Bir
damlacık kanım akmaz
Öldürürsen sen
öldür
Yarim bana dönerse
Amanın yarim
bana dönerse
Haydi de ona kurban adadım
Su akar güldür güldür
Gel de yar beni
güldür
Bir
damlacık kanım akmaz
Öldürürsen sen
öldür
Bağda budadım dalı
Amanin bağda
budadım dalı
Haydi de
göremedim bugün yari
Su akar güldür güldür
Gel de yar beni güldür
Bir damlacık kanım akmaz
Öldürürsen sen öldür
Gören maşallah desin
Amanın gören maşallah desin
Haydi de kimin var böyle yari
Su akar güldür güldür
Gel de yar beni
güldür
Bir
damlacık kanım akmaz
Öldürürsen sen
öldür
Rıfat
Balaban
Başına bağlamış karalı yazma
Başına
bağlamış karalı yazma
Alırım sevdiğim
ağlayıp gezme
Çıkıp pencereye
kendini üzme
Uzat baş
örtüsünü çıkam yanına
Sabah gülü gibi doğup
parlama
Yavaş yürü kız
kendini sallama
Alırım sevdiğim almaz belleme
(severim sevdigim almaz belleme)
Usandırdın beni tatlı
canımdan
Bayram Aracı
Bir dalda iki
elma
Bir dalda iki
elma (amanin oglan güzel oglan)
Birin al birin
alma
Kurban oldugum Allah(amanin)
Canım al
yarim alma
Petekte ari gördüm
Bugün ben yari gördüm
Keşke görmez olaydim
Benzini sari gördüm
Oy un eleyiver
Aman dön eleyiver
Çayır çimen
üstüne
Yat ta yuvarlanıver
Esmerim
biçim biçim (amanin oglan güzel oglan)
Ölürüm
esmer için
Aziz dostlar
küstürdüm (amanin)
Seni
sevdiğim için
Petekte arı gördüm
Bugün ben yari gördüm
Keşke görmez olaydım
Benzini sari gördüm
Oy un eleyiver
Aman dön eleyiver
Çayır çimen
üstüne
Yat ta yuvarlanıver
Rifat Balaban
Nida
Tüfekçi
Bir elinde kantar
Bir elinde kantar
Neler de alır tartar
Aska gelmiş benim de yarim
Entarisin yırtar
Dirim name dirim
Satın
alır yerim
Bir gün
olur namem
Ben sana neler
dirim
Bahçalarda iğde
Hep dalları yerde
Benim de yarim nerde
Çeşmeler de suda
Dirim name dirim
Satın
alır yerim
Bir gün
olur namem
Ben sana neler
dirim
Suda oynar balık
Ne zamanda yanık
Arzedeyim gelin namem
Benzim neden soluk
Dirim name dirim
Satın
alır yerim
Bir gün
olur namem
Ben sana neler
dirim
Bayram Aracı
Bir yiğit gurbete gitse
Bir yiğit
gurbete gitse,
Gör başına neler gelir.
Garip sılayı andıkça,
yas
gözüne dolar gelir.
Bağrıma
basarım taslar,
Akittin gözümden yaslar.
Yavrusun yitiren kuşlar,
Yuvasına döner gelir.
Evlerinin önü söğüt,
Atalardan almış ögüt.
Yarinden ayrılan
yiğit,
Sılasına döner gelir.
Keskin Yöresi
Bülbüle su verdim altın tasınan
Bülbüle su verdim altın tasınan
Çok günler geçirdim kara yasılan
Ben seni severdim bir hevesilen
Başın pınar ayakların göl olsun
Az doldur sevdiğim
içemiyom ben
Ne kadar yüz çevirsen
(sevmesende)
geçemiyom ben
Kapalı çevremi el edip
açmam
Ab-ı hayat olsan bir yudum
içmem
Deniz ortasında olsan bir köprü
Boğulur denizde üstünden
geçmem
Az doldur sevdiğim
içemiyom ben
Ne kadar yüz çevirsen
(sevmesende)
geçemiyom ben
Öte dön de ben görmeyim
yüzünü
Yalanını duydum tutmam sözünü
Git eski dostuna söyle
nazını
Benim naz çekecek halim
kalmadı
Az doldur sevdiğim içemiyom
ben
Ne kadar yüz çevirsen
(sevmesende) geçemiyom
ben
Bayram Aracı
D
Denize
dalmayınca
Denize
dalmayınca
Bir balık
almayınca
Bir buradan
kalkmayız
Gök kandil
olmayinca
Aman aman
Ali’m nerdesin
Aman kaldır
camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin
Denize dalayım mı
Bir balık alayım mı
Ay battı güneş doğdu
Daha yalvarayım mı
Aman aman Ali’m nerdesin
Aman kaldır
camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin
Sögüt altı serindir
Dibi pek de derindir
Ben sevdim eller aldı
Bunun sonu ölümdür
Aman aman Ali’m nerdesin
Aman kaldır camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin
Ümit Yılmaz Arslan
Necmettin
Palacı
E
Eski evin merteği
Eski evin merteği eğlen sunam eğlen
Ben istemem ortağı yandım sunam oy
Ortak bana ne yapar
eğlen sunam eğlen
Dış kapının direği
yandım sunam oy
Kaldır
kolun oynasın sür cezveler kaynasın
Havva'mı seven oğlan gençliğine
doymasın
Şu yollar uzun yollar
eğlen sunam eğlen
Yar bana üzüm yollar yandım sunam oy
Hakikatli yar ıse eğlen
sunam eğlen
Saklar da güzün yollar yandım sunam oy
Kaldır kolun oynasın sür cezveler
kaynasın
Havva'mı seven oğlan gençliğine
doymasın
Bugün
ayın onudur eğlen sunam eğlen
Yüküm buğday unudur yandım sunam oy
Evliye gönül verme eğlen sunam eğlen
Eve giden unudur yandım
sunam oy
Kaldır
kolun oynasın sür cezveler kaynasın
Havva'mı seven oğlan gençliğine
doymasın
Ankara - Kalecik
Abdullah Erol
Ahmet Yamacı
Evleri var engin
Evleri var engin
Babası var zengin
Name benim dengim
Yandım name gelin
Gelin gelin gelin
Öldüm name gelin
Bir tomurcuk gül iken
Soldum name gelin
Kaşlarında rastık
Bas altında yastık
Namem ile küstük
Yandım name gelin
Gelin gelin gelin
Öldüm name gelin
Bir tomurcuk gül ıken
Soldum name gelin
Evleri benzer hana
Gözleri
benzer cama
Mail oldum sana
Yandım name gelin
Gelin gelin gelin
Öldüm name gelin
Bir tomurcuk gül iken
Soldum name gelin
Sadık Ergun
Adnan Şeker
Mustafa Geceyatmaz
F-G-H
Fidayda
(Hüdayda)
Aman bulguru kaynatırlar
Haydi bulguru kaynatırlar
Serine yaylatırlar
Aman serine yaylatırlar
Bizde adet böyledir
Aman bizde adet böyledir
Güzeli ağlatırlar
Aman çirkini
söyletirler
Fidayda da Ankara’lım Fidayda
Besyüz altın yedirdim bir ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
Başını da yesin bu sevda
Aman
dama çıkma baş açık
Haydi
dama çıkma baş açik
Arpalar kara
kılçık
Aman arpalar kara
kılçık
Aman eğer gönlün var
ise
Aman gönlün var ise
Giy galucu
yola çık
Ama
giy galucu yola çık
Bayram Aracı
Nida Tüfekçi
Gayadan bakan oğlan
(Şekeroglan)
Gayadan bakan oğlan
Kakülü sarkan oğlan
Gece gelme gündüz gel
Horuzdan korkan oğlan
Aman şeker oğlan
Uslan seker oğlan
Anasına darılmış
Damda yatan oğlan
Elinde de nacak
Sandım bana vuracak
İrkeklerin günahı
Gızlardan sorulacak
Aman şeker oğlan
Uslan seker oğlan
Anasına darılmış
Damda yatan oğlan
Yağcıoglu Fehmi Efe
Burhan Gökalp
Göle gidelim göle
Göle gidelim göle
Kimlerinen eğlene
Yarim sana fıske vurdum
Iki kolum bağlana
Amanın yavrum bindallı
Gızlar giyer bindallı
O bindalın üstüne
Bu kollar dolanmalı
Kepekliyi aşalım
Gel senle kavusalım
Sen yağmur
ol ben bulut
Yağarken gavuşalım
Amanın yavrum bindallı
Gızlar giyer bindallı
O bindalın üstüne
Bu kollar dolanmalı
Elmayı sekiz dildim
Çamura düşünce sildim
Yar kıymeti bilmezdim
Ayrı düşünce bildim
Amanın yavrum bindallı
Gızlar giyer bindallı
O bindalın üstüne
Bu kollar dolanmalı
Bayram Aracı
Güvercin Uçuverdi
(Misket)
Güvercin uçuverdi,
Kanadın açıverdi...ben
yandım aman,
El oğlu değil mi...aman aman
Sevdi de kaçıverdi.
A benim hacı yarim,
Başimin
tacı yarim.
Eller bana
acımaz,
Sen bari acı
yarim.
Güvercinim
uyur mu,
Çağırsam
uyanır mı...ben yandım aman
Sen orada ben
burda...aman aman
Buna can
dayanır mı.
Deniz susuz olur mu,
Dibi kumsuz olur
mu.
Ben müftüye danıştim,
Yiğit yarsiz olur mu.
Mehmet Hulisi Koçer
Muzaffer Sarısözen
Harman yeri yaş yeri
Harman yeri yaş yeri
Usul bas yavaş yürü
Şimdi buradan geçti
Güzellerden bir sürü
Harman yeri yarıldı
Kaynanam bana darıldı
Ne
darıldın kaynana
Kızın
bana sarıldı
Mucip Arciman
Hamdi Özbay
I
Irmağın
geceleri
Irmağın
geceleri
Kız
kaldır peçeleri
Sende bu güzellik varken
Öldürür niceleri
Hoyda yarim hoyda
İkimiz bir
boyda
Oynamazsan
nazlı yarim
Gençliğine doyma
Kara koyun et’lolur
Kavurması tat’lolur
Yar üstüne yar seven de
Ölmez
ama dert’lolur
Hoyda yarim hoyda
İkimiz bir
boyda
Oynamazsan
nazlı yarim
Gençliğine doyma
Kahve dolu elinen
Eli dolu gülinen
Ellere meyil
verdim de
Eyle beni dilinen
Hoyda yarim hoyda
İkimiz bir
boyda
Oynamazsan
nazlı yarim
Gençliğine doyma
Rifat Balaban
Osman Özdenkçi